23 Aralık 2012 Pazar

:)





 








bu aralar yaptığım ciciler...
en üstekiler tutaç, sıcak su torbası kılıfı (geçen yıl ayağımı yakmıştım) ve bebek yorganı.....



22 Aralık 2012 Cumartesi

21 Aralık 2012 Cuma

yeni yıll...




Güleyim mi ağlayım mı bilemedim...





Epeydir yazmıyorum, niye yazacak bir şey mi yok...
Çok ama ne bileyim sanırım durgunluk dönemi...
Bir koşuşturma bir koşuşturma derken pazartesi ve cuma var haftanın günlerinden aradaki günleri hiç hatırlamıyorum...
İyi olalım da sürekli koşturalım razıyım...
Ara vermemi engelleyen bir diyalog yaşadım...
paylaşmadan duramadım...
şaştım, şaştım şaşakaldım :)
Bir öğrencim aslında sınıf arkadaşları çoktan mezun oldu...
Mezuniyet törenine katılmasına rağmen henüz mezun olamadı, olacağı da yok...
ben üzülüyorum ama o bir haber desem yanlış anlaşılacam..
ama diyalogu görünce belki anlarsınız...
notları çokk kötü, iki yıl bıraktı açıkçası aile adına sevindim, çünkü mezun olması mümkün değil, yapamıyor :(
ailede bunun farkında ama sonradan neden göndermedik demiyelim diye gönderdiler, aynı tas aynı hamam devam ediyoruz...
bir dersimiz var, öğrenci staj yapacak, dosyayı getirecek ve sonuçta geçecek, yani bunu yapabilir.
hiç olmazsa bir dersi kurtarır diye düşünüyorum...
Dosya teslim tarihi geçiyor getirmiyor dosyayı...
Sırf onun için bekliyorum, notları yayınlamadan...
tam 10 gün tık yok...
bu arada benim kızım sırf gecikti diye hocanın insafı ile ertesi gün getirmek için söz alıyor, aynı gün içerisinde kızım dosyayı İstanbul'a gidip imzalatıp dönüyor, ama benim öğrencide tık yok, dayanamıyorum, biraz da acıyorum yeniden soruyorum, sizi bulamadım diyor, nasıl yani işte karşımdasın niye getirmedin yarın söz diyor, yine yok...
El insaf resmen dalga geçiyor gibi...
Sonra faceden mesaj atıyorum...
dosyayı bekledim, getirmedin..........
Ertesi gün beni yakalıyor facede ve şöyle bir diyalog...
Öğrenci:Fıratı tanıyomusun
ben: (fırsat tanımıyosunuz diye anladığım için)
yeterince tanıdım
sen nereye gidiyordun staja
hiç bir okul seninle ilgili form vermedi
şimdiye kadar kimseyede böyle bir şans tanımadım
Öğrenci:Firat cok tatli dimi ama
Ben:fırat ?
fırat kim
Öğrenci:Erkek arkadaşım....................
Ben: aaa ben yanlış anlamışım.................
 
Dınk dınk kafamı bir yerlere çarpsam şaka olsa kırk yıl düşünsem böyle bir şey düşünmezdim...
gelin kararı siz verin öğrenci hakkında...Ben ne derdindeyim o ne derdinde....
Dosya umurunda bile değil...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

30 Ekim 2012 Salı

:)




iyi haftalar....



görsel netten....

25 Ekim 2012 Perşembe

İyi Bayramlar...

 
 
 
Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık...Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek...Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram......Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram...Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.“İyi ki yanımdasın” bayram, “Her şeyi sana borçluyum” bayram...“Hiç pişman değilim” bayram...Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.Her gününüz bayram olsun..!Can Yücel




SAĞLIK; MUTLULUK; HUZUR; BARIŞ DOLU NİCE BAYRAMLAR DİLERİM....
HER ŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN......gringrin