14 Şubat 2014 Cuma

sevgililer günü....

Her günümüzün sevgililer günü tadında geçmesi dileğiyle hepin(m)iz(m)n sevgililer günü kutlu olsun:))













8 Ağustos 2013 Perşembe

50 yaş

Lynda Lemay adını daha önce duydunuz mu, bilmiyorum?
1966 yılında Quebec - Portneuf'da dünyaya gelmiş.Omuzlarına dökülen uzun kızıl kahve saçları, iri gözleri, çıkık elmacık kemikleri ve iki minik gamzeyle vurgulanmış narin yüzüyle bir "top model"zannedebilirsiniz, ama değil.Lynda Lemay bir şarkıcı. Repertuarında 500'den fazla "şanson" olduğunu okudum, internet sitesinde.
Genizden gelen buğulu bir sesi var, insanin içine işliyor.İşte o şarkı.Lynda Lemay'in bir şarkısını kuzenimin "50. yaş günü"nde dinledim.Şarkının adı "Un homme de 50 ans"... (50 yaşında bir adam!) Sözlerin Türkçe çevirisini de aldım kuzenimden.Şöyle diyor:
"50 yaşında bir adam arıyorum.
Her düşü kurmuş, her düşü yitirmiş.
Her şeyi istemiş.
Şimdi artık ne istediğini bilen...

50 yaşında bir adam arıyorum.
Her borca girmiş, her borcuödemiş.
Sonra yeterince para edinmiş.
Ama paradan g özleri kamaşmamış...

50 yaşında bir adam arıyorum.
Yaşamış, her tütünü içmiş, her içkiyi devirmiş.
Yeteri kadar kadın tanımış..
Ve artık başkalarını aramayan...

50 yaşında bir adam arıyorum.
Veremeyeceklerinin farkına varmış.
Geçmişi geleceğinden fazlalaşmış.
Ama ancak şimdi yaşamaya başlamış...

50 yaşında bir adam arıyorum.
Kendini en kötüye hazırlamış.
Zamanın neleri iyileştirmeyeceğiniöğrenmiş.
Çok cenazeler kaldırmış...

50 yaşında bir adam arıyorum.
Gerçeklerle yüzleşebilen,
Yalan söylememe cesaretini edinmiş.
Hislerinden kaçmamayıöğrenmiş. ..

50 yaşında bir adam arıyorum.
Kendini artık ciddiye almayan,Yüzünde kırışıklıkları olan.
Beni sükûnetle seven.
Ve benim için elinden gelecek herşeyi iyi yapan,
50 yaşında bir adam arıyorum.

"Aznar'ın 'hayat' dersi:Gençlik yıllarımızda birisinin 50 yaşında olduğunu öğrendiğimizde kendimizi bir "canlı cenazeye" bakıyormuş gibi hissederdik.Ellime basmaya iki yıl kala bunun hiç de öyle olmadığını biliyorum artık.Kadınların ve erkeklerin bir "son kullanma tarihleri" olmadığını, aradan geçen yılların insan yaşamını daha anlamlandırdığını da öğrendim bu süre içinde...

Ama sanırım yaşamımın en büyük "50 yaş dersini" de İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar'dan aldım...Aznar, geçen yıl 50 yaşına bastığında politikayı bırakmaya karar verdi. Aznar, kararının gerekçesini Le Monde'a anlatmış.Şöyle diyor (Erdal Safak'tan aktarıyorum):"Hayattaki her şey gibi iktidarın da bir 'SINIRI' olmalı. Uzatmak faydadan çok zarar getirir. Biliyorum, siyasetçilerin henüz iktidara geldiği ya da iktidara ulaşma umudu taşıdığı yaşta ayrılıyorum. Ama yeni bir yaşama başlamak için de en uygun yaşta bırakmış oluyorum."50 yaşına gelmiş bütün kadınların ve erkeklerin kulaklarına küpe yapmaları gereken bir söz bu. Sadece insanin yaşamdan ne beklediğini en iyi bilebileceği bir yaşta değil, ayni zamanda o yaşamı kurmak için de en uygun yaştasınız..

12 Mayıs 2013 Pazar

Anne...


Netten çok güzel bir yazı,
başta kendi annem olmak üzere tüm annelere ve kendini anne hisseden teyze annelere...

ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN




Anne demek;
...

* Yenilen her lokmadan sonra alkış kıyamet koparan,şenlik havasına bürünendir.



* Çıkan her pirinç tanesi diş için tüm hısım akrabaya telefon açandır.



* Tüm hafta hayalini kurduğu pazar kahvaltısına oturup asla yiyemeden kalkandır.



* Sabaha kadar kırk sefer uyanarak,sabah kalkıp zombi gibi işe gitmektir.





* İşten eve geç gelmenin vicdan azabıyla bebeklerinin yanına kıvrılıp saatlerce koklayandır.

* Tatil yapamamanın kitabını yazandır.

* Eskiden hergün uğradığı kuaförünün yolunu unutandır.

* Çaydanlığın kapağı ile pet şişeyi kapatmaya çalışandır.

* Parça pinçik olmuş pazar gazetesini birleştirip okumaya çalışandır.

* Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp,gözü kapalı geri dönendir.

* Saatlerce leblebi parmaklı ayakları öpmekten sonsuz keyif alandır.

* Temcid pilavı tadındaki baby tv yi seyretmektir.* Bebek şef şarkısı söyleyerek,fırsat bu fırsat deyip birşeyler yedirmeye çalışmaktır.

* Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak,mısırı tanelere ayırmaktır.

* İşten yeni gelmiş ve içeri ilk adımı atmışken,"Anne atttaaaaa"

sözleriyle çark edip,en yakın parkın yolunu tutmaktır.

* Anne demek bebek havuzunda yüzmektir.


* Başka bir anneyi nerede görürse görsün "Seni çok iyi anlıyorum tatlım bakışı atandır.

* Aşı takvimini ezbere bilendir.

* Kazara kendi için alışverişe gidip nasıl olduysa bebek kıyafeti dolu poşetlerle geri dönendir.


* Ne kadar sert olursa olsun hayır demeyi beceremeyendir.

* İşe yetişmek için düğmelerini bahçede ilikleyendir.

* Uyduruk ninni besteleyendir.

* Çantasında sürekli Oyuncak kurbacık,ıslak mendil ve kreker taşıyandır.

* Son teknoloji telefonu denize atıldığında ,diken diken olmuş her bir saçına rağmen,annecim telefonlar yüzemez diyebilendir.

* Anne demek eskisinden bin kat daha güçlü olmak demektir.

* Anne demek hayatının sonuna kadar ve sonunun da ötesinde birileri için endişelenmektir.

* Anne demek iki küçük melekle,gururla,küçük dağları ben yarattım edasında yürüyebilmektir.

* Anne demek yüreyini parçalara bölüp herbir parçayı özenle onlara sunmaktır.

* Anne demek 9 ay karnında taşımak değil,ömrünün sonuna kadar yüreğinde taşımaktır.

14 Şubat 2013 Perşembe

:)))

Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun:)))












romantiskahem

2 Ocak 2013 Çarşamba

:)

Şişelerimizi süslüyoruz...
ben bu şişeleri çok sevdim...


 
 
 
 
 
 
 
 



31 Aralık 2012 Pazartesi

MUTLU YILLAR......................








MUTLU YILLAR.................................